Değmeyin Keyfime
Herşeyden biraz..
11 Mayıs 2012 Cuma
8 Aylık Ege
8.5 aylık Ege 73,5 cm ve de 8200 gr. Komando edasiyla yerlerde sürünmekte olan Egecik bu aktivitesine 3 hafta önce bassladi, ama sûrûnmesi için illa bir hedef koymak gerekiyor önüne, kendi kendine bir yerlere pek gitmiyor. Bu sabah ilk defa kendisi yatar pozisyondan oturur pozisyona geçti yardimsiz, sirada tutunup kaklma olsa gerek. Ha gayret Ege:) Artik ba-ba, de-de gibi heceler agzindan dökülmekte, anneye benzer birsey de söylüyor ama nasil yazilir bilemiyorum.üst disler yolda, bazen özellikle geceleri emme istedigini arttiyor ve huzursuzluk yapiyor, yani bazen geceleri biraz daha fazla, 3 diyelim, uyanayabiliyoruz. Aaa az kalsin unutuyorum, Ege artik giderken bize bay bay yapiyor, yaya sasa ege ege cok yasa dedigimizde de yumruk salliyor, her geçen gün tatlilasiyor:)
26 Nisan 2012 Perşembe
İlk ateş
Nisan ayında pek çok şeyin ilkiyle tanıştık, bunlardan biri de yüksek ateş oldu. Parktan ya da uçaktan bir şey mi kaptı yoksa üşüttü mü bilmem ama Ege 3 gün süren ve 39,5 dereceye yükselen ateşle mücadele etmek durumunda kaldı. Üstüne üstlük bir de iştahsızlıkla da tanışmış oldu. Koca günü bir armut ve bisküviyle geçirdiği oldu, Allahtan anne sütüne devam ediyordu. Ateşi biraz takip ettikten sonra taze anne olmanın verdiği endişeyle soluğu acilde aldım, neyse ki bir şey çıkmadı, ateş düşürücüyle atlattik, hatta ertesi gün yola bile çıktık.
Salıncak keyfi
Egecim salıncaga binmeye başladı, ilk seferinde biraz yadırgadı sanırım çok gülmedi. Sonraki günlerde yandan yandan gülmeye başladı, en son binişinde kıkırdamaya bile geçti. Şimdi ben isteyince paşa paşa dönüyor, ama biraz daha büyüsün hadi dönüyoruz dediğimde bu kadar kolay gelmez sanırım:)
Ege washington'da
Gitsek mi, gitmesek mi, kaç gün gitsek, hangi gün gitsek de dönsek derken gidip de geldik. Gitsek mi gitmesek mi ikilemi iş yoğunluğumuz ve izin kısıtımızdan kaynaklıydı, Ege’den değil ki Ege bizi haklı çıkardı. Hem gidiş de hem de dönüşte, uçakta hiç mızmızlanmadı, uyudu uyandı, kendini ayarladı, jetlag bile olmadı gittiğimizde..Korkmuştum ben uyutmazsa bizi diye, ama o uyudu ben uyuyamadım alışıncaya kadar. Dönüşte de adaptasyonu kolay oldu gibi, gerçi dün akşam biraz uyanık tuttu bizi, ama o kadar da olsun yaniJ Gigil washington’da gezmekten de büyük keyif aldı, her yerde yine şarkılar söyleye söyleye gezindi. Bebeklere çok küçük bir şey anlamaz dememek lazım, gayet de anlıyorlar herşeyden, hele ki Ege gibi keyif insanıysalar. Egecim kuzeni Denizle de tanıştı bu gezimizde, aralarında 2.5 ay var, ikisinde birbirine oyuncak muamelesi yaptı, uzanıp dokunup durdular, ama henüz beraber oynamaya başlamadılar. Umarım yaza beraber oynarlar. Deniz emeklemeye başlamıştı, çok şirin oluyormuş emekleyen bebek, bizim ki ne yapar bilmiyorum ama emeklemeyip doğrudan yürüyen bebeklerin ailelerin birşeyler kaçırdığını düşündüm. Umarım Ege emekler de biz kaçırmayan tarafta oluruz. Ege için yeni olan başka bir şey ise artık restoranlarda mama sandalyesine oturmaya başlaması oldu, bir de ikinci dişini orda çıkardı:)bundan sonraki gezilerimizde boyle güzel ve rahat gecer umarim.. Resimleri su an yukleyemiyorum ipad teknolojisine gectigimden. Bu yazıyı da esasen nisan ortasında yazmıştım ama anca yayınlayabiliyorum..
27 Mart 2012 Salı
7 Aylık Ege
Ne kadar istesem de, bir türlü daha kısa aralıklarla yazmayı beceremiyorum:( Hala umudum var ama, elbet bir zaman olur daha sık yazarım...
Gelelim Ege'nin geçtiğimiz bir ayına. Egeciğin ilk dişi 17 Mart itibariyle sol altta göründü. Diş buğdayı geleneğini yaşatmaya niyetim var, fakat ne zamana ayarlayacağım bilemiyorum, umarım tüm dişler görünmeden (ikincisi de üst sağdan gelecek gibi duruyor) gerçekleştiririm! Ege yeni katı gıdalarla tanışmaya devam ediyor, artık kıyma da var menüsünde.Yer dışında yatağında da bir o yana bir bu yana dönüyor, 180 derece turunu tamamlıyor o dar alanda..Yatakta en sevdiği şeylerden biri de çorapları çıkarmak oğluşun, ben giydiriyorum o çıkarıyor.. Bir de araba yolculuklarında çok sevimli oluyor bizim gigıl, teker döndükten 10-15 dk sonra uyuyor, araba durunca uyanıyor bakınıyor mağrur mağrur, araba tekrar hareket edince uykuya devam ediyor..Ege bu ay ki şehir dışı gezisini de Kartalkaya'ya gerçekleştirdi, bu sene kayamadan seyretti, ama seneye işallah kaymasa da kızakla tanışacak. Bu ay sonunda da hatta yarından sonra diyelim ilk yurt dışı ziyaretini de gerçekleştiriyor beyimiz, Amerika'ya kuzenini ziyarete gidiyor. Bakalım ne hikayelerle döneceğiz, ben en çok jetlag'den nasıl etkilenecek ve bizi nasıl etkileyecek onu merak ediyorum:)
Gelelim Ege'nin geçtiğimiz bir ayına. Egeciğin ilk dişi 17 Mart itibariyle sol altta göründü. Diş buğdayı geleneğini yaşatmaya niyetim var, fakat ne zamana ayarlayacağım bilemiyorum, umarım tüm dişler görünmeden (ikincisi de üst sağdan gelecek gibi duruyor) gerçekleştiririm! Ege yeni katı gıdalarla tanışmaya devam ediyor, artık kıyma da var menüsünde.Yer dışında yatağında da bir o yana bir bu yana dönüyor, 180 derece turunu tamamlıyor o dar alanda..Yatakta en sevdiği şeylerden biri de çorapları çıkarmak oğluşun, ben giydiriyorum o çıkarıyor.. Bir de araba yolculuklarında çok sevimli oluyor bizim gigıl, teker döndükten 10-15 dk sonra uyuyor, araba durunca uyanıyor bakınıyor mağrur mağrur, araba tekrar hareket edince uykuya devam ediyor..Ege bu ay ki şehir dışı gezisini de Kartalkaya'ya gerçekleştirdi, bu sene kayamadan seyretti, ama seneye işallah kaymasa da kızakla tanışacak. Bu ay sonunda da hatta yarından sonra diyelim ilk yurt dışı ziyaretini de gerçekleştiriyor beyimiz, Amerika'ya kuzenini ziyarete gidiyor. Bakalım ne hikayelerle döneceğiz, ben en çok jetlag'den nasıl etkilenecek ve bizi nasıl etkileyecek onu merak ediyorum:)
1 Mart 2012 Perşembe
6 Aylık Ege
26 Şubat 2012 itibariyle Egeciğimiz 6. ayını bitirdi. Bu ay Ege'nin sünnetini sonunda halledebildik. Doğumdan hemen sonra hastaneden çıkmadan bu işi bitirmeyi istiyorduk, ancak hastanede bizi bu konuda yönlendiren olmaması, bizim çok ısrarlı ve kararlı olmamamız (önceden bir ayarlama yapmamıştık) ve de Ege'nin doğumda biraz yoruldu demiş olmaları nedeniyle sünneti halledememiştik. Ege 1.5 aylık olduğunda sünneti yine gündeme getirip doktora gittik, ancak doktorun 25 dikiş (yanlış yazmadım, 25 dedi) ve illa genel anestezi demesi ile yine amacımıza ulaşamadık. 4. Aylık olduğunda lokal anesteziyle yapılan klemps yöntemi için başka bir doktorla görüştük, fakat bu yöntemin Ege'ye uymayadığını öğrendik. Ve nihayet 5.5 aylık olduğunda 3. denememizde lokal anestesiyle dikişli yöntemle 14 Şubat 2012'de Ege'yi sünnet ettirebildik. Hastanede ameliyathane kapısına kadar bırakıp, kapıdan aldık kendisini, daha giderken hemşireyi görüp bir şeyler hisseti ki biraz söylendi Ege, çıktığında da biraz ağladı, neyse ki emince rahatladı hemencecik. Çıktığında ağlamasına hazırlıklıydım, çünkü aynı hastanede aynı doktora oğlunu sünnet ettirmiş arkadaşım 'geldiğinde ağlıyor ama acıdan değil, sizden ayrı kalmış olmasına ve elinin ayağının tutulmuş olmasına kızdığından' demişti. Böylelikle sünneti ve sonrasını sıkıntısız atlatmış olduk. Sünnet akşamı da kutlmasını yaptık, ilerde Ege büyüdüğünde bir kutlama da yapacağız işallah. Sünnet öncesi ve sonrası birkaç fotoğraf:)
6 Aylık Ege artık ıspanak püresini, tarhana çorbasını, mercimek çorbasını ve yoğurt çorbasını bayıla bayıla yiyor, mevsim itibariyle fazla meyve olmadığından hala elma ve armutla idare ediyor. Bu aydan itibaren kıyma ve et suyuyla da tanıştırıcam kendisini, sebzelerdense brokoli, kereviz listede..
Egecim henüz emeklemiyor ancak öyle bir dönüyor ki halıyı boydan boya kat edebiliyor, hem bizi hem de kendini eğlendiriyor. Ve de minder desteğiyle baya baya oturuyor.
Her yere bizimle gelmeye devam ediyor, geçtiğimiz hafta mesai gibi öğleden sonralarını avmlerde geçirdik, pusetinde oturup etrafa bakınmaya bayılıyor, iyice keyiflenince naralar atmaya da başlıyor. Havalar düzelsin açık havada gezicez, parka gidicez, salıncaklarda sallanacağız:) Nisanda yaparız herhalde..
Geçtiğimiz haftasonu İstanbul'a ev bakmaya bile geldi bizimle, yolda kendini öyle güzel oyaladı ki, arabada bebek var mı yok mu anlamadık, keza evleri dolaşırken de Cem'in kucağında bizle beraber dikkatli dikkatli inceledi evleri. Ege'nin şerefine otelde boğaz manzaralı bir suit verdiler bize, öyleki pusetiyle odanın içerisinde tur atmak mümkündü:) Ege hayattan keyif almayı bilen bir kişilik olacağını da gösterdi, boğaz manzarısına karşı neşeli neşeli naraları attı yine..Bir de akşam yemek maceramız oldu, çok kalabalık bir yere gittik, öyleki Ege'nin pusetini yanımıza alamadığımızdan Babasının kucağında eşlik etti bize. Ve yine etraftan nasıl uslu bir çoçuk, gıkı çıkmıyor diye aferinini aldı, ki biz göre biraz sıkılıp söylenmişti kendisi:)
6 Aylık Ege artık ıspanak püresini, tarhana çorbasını, mercimek çorbasını ve yoğurt çorbasını bayıla bayıla yiyor, mevsim itibariyle fazla meyve olmadığından hala elma ve armutla idare ediyor. Bu aydan itibaren kıyma ve et suyuyla da tanıştırıcam kendisini, sebzelerdense brokoli, kereviz listede..
Egecim henüz emeklemiyor ancak öyle bir dönüyor ki halıyı boydan boya kat edebiliyor, hem bizi hem de kendini eğlendiriyor. Ve de minder desteğiyle baya baya oturuyor.
Her yere bizimle gelmeye devam ediyor, geçtiğimiz hafta mesai gibi öğleden sonralarını avmlerde geçirdik, pusetinde oturup etrafa bakınmaya bayılıyor, iyice keyiflenince naralar atmaya da başlıyor. Havalar düzelsin açık havada gezicez, parka gidicez, salıncaklarda sallanacağız:) Nisanda yaparız herhalde..
Geçtiğimiz haftasonu İstanbul'a ev bakmaya bile geldi bizimle, yolda kendini öyle güzel oyaladı ki, arabada bebek var mı yok mu anlamadık, keza evleri dolaşırken de Cem'in kucağında bizle beraber dikkatli dikkatli inceledi evleri. Ege'nin şerefine otelde boğaz manzaralı bir suit verdiler bize, öyleki pusetiyle odanın içerisinde tur atmak mümkündü:) Ege hayattan keyif almayı bilen bir kişilik olacağını da gösterdi, boğaz manzarısına karşı neşeli neşeli naraları attı yine..Bir de akşam yemek maceramız oldu, çok kalabalık bir yere gittik, öyleki Ege'nin pusetini yanımıza alamadığımızdan Babasının kucağında eşlik etti bize. Ve yine etraftan nasıl uslu bir çoçuk, gıkı çıkmıyor diye aferinini aldı, ki biz göre biraz sıkılıp söylenmişti kendisi:)
5 Şubat 2012 Pazar
Pat
Zaman yine pat diye geçivermiş, bir aydır birşey yazamamışım. Gigıl 5. ayını bitirip 6'ya başlarken önden arkaya-arkadan öne dönüyor, ayağını tutuyor, önüne geleni eline almaya çalışıyor, heryere bıdık bıdıkuzanıyor, her geçen gün daha da tatlı birşey olup çıkıyor. Bu aralar battaniyle saklambaç oynamayı çok seviyor, ben üstüne battaniyeyi atıyorum, o bir keyfiyle altından çıkmaya çalışıyor, çıkıp da beni görünce kah kah gülüyor..Artık annesütü-peynir ve ekmekten oluşan kahvaltıyı götüren küçük beyimiz, akşamüstü meyve-yoğurda devam etmekte. Armut en sevdiği meyve, kayısıyı fena değil, elmayı ise eh işte bakışıylarıyla, yoğurdu ise bu da neyin nesi edasıyla yiyor..Yoğurda bisküvi veya meyve karıştırınca biraz daha çekilir buluyor. Aslında ek gıdalara geçişi biraz daha yavaştan alacaktım, ama Egecik geçen aya göre yanlızca 100 gr aldığından biraz daha çabuklaştırdım, anlaşılan benden aldığı yetmiyor. Hoş boy atmaya devam ediyor, 1.5 cm uzamış kendisi.
İşle beraber durum ne dersek, hala yarım gün gittiğimden rahatız. Gerçi geçen ayın sonlarına doğru işte uzun kalmam gereken bir hafta geçirdik, Ege yine üzmemişiz babananesini, gelince surat da yapmadı bana, ama 6.30'da geldiğim gün, ilk kez kendimi kötü hissettim işte olduğum için. Kademeli geçiş bu bakımdan benim iyi olacak anlaşılan, şimdi yarım güne alıştım; önümüzdeki aydan itibaren 14.30'da çıkmaya başlayacağım, yavaş yavaş uzatıp alışacağız bakalım.
İşle beraber durum ne dersek, hala yarım gün gittiğimden rahatız. Gerçi geçen ayın sonlarına doğru işte uzun kalmam gereken bir hafta geçirdik, Ege yine üzmemişiz babananesini, gelince surat da yapmadı bana, ama 6.30'da geldiğim gün, ilk kez kendimi kötü hissettim işte olduğum için. Kademeli geçiş bu bakımdan benim iyi olacak anlaşılan, şimdi yarım güne alıştım; önümüzdeki aydan itibaren 14.30'da çıkmaya başlayacağım, yavaş yavaş uzatıp alışacağız bakalım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)